Gelişmiş Arama

0 ₺ - 10.000.000 ₺

Toplam 0 sonuç. Sonuçları Görüntüle
Arama sonuçlarınız

Ekonomide Deprem ,Gayrimenkul Depremi

tarafından gönderildi Nuray ÖZDEMİR üzerinde 29 Mart 2018
0

Ekonomide Deprem , Gayrimenkul Depremi

Ekonomide oluşan tıkanma ve gayrimenkul üzerinde oluşan deprem.Aslında hepimizin beklediği ama Kabullenmediği bir durum işte

Oldukça uzun bir zamandır,ekonominin lokomotifi olarak görülen gayrimenkul ve inşaat sektörü ciddi bir dar bogaza girdi. Uzun zamandır beklenen kriz artık geldi. Gelmez deniyordu ama geldi.

2017 yılı başlarında kendini hissettirmeye başlayan kriz, ikinci yarı itibari ile kesinlik kazanıp, hemen hemen her sektöre yansımalarını dalga dalga iletti.

Ülkemizde ,özellikle İstanbul da kontrolsüz bir şekilde yapılan kentsel dönüşüm ve bunun neticesinde her yerde oluşan arz fazlası ile boş binalar oluştu. Hayalet binalara dönmek üzere olan bu sektör Nasıl canlandırılabilir..?

Öncelikle beklentilerimizi minimize etmemiz gerekli. Şimdiye kadar olan bir koyup üç alma beklentisi artık yok. İnşaat firmasından 10 a alıp, bitince 30 a satma durumları artık mevcut değil. Karlılık marjlarını düşürtmek gerekli. Yatırımcı artık 24 ay gibi kısa bir zamanda koyduğu parasını iki katına çıkaramayacak. Bankaların yıllık Faizleri %13-15 arasında olurken gayrimenkulde elde edilen %200 karlılık maalesef bu tıkanıklığın önünü açan en belirgin etkenlerden biri oldu. Hiç birşey olması gerektiği gibi ilerlemedi. Yüksek çıtalı beklentiler dahada fazlasını doğurdu, oda fiyatların günden güne yükselmesini sağladı.

Kentsel dönüşüme yerini verecek olan yer sahibinin astronomik değerlere varan istekleri, müteahhit firmaların bu istekleri karşılayabilmek için yaptıkları artışlar ve yerleri almak isteyen alıcı grubunun  günden güne enflasyon karşısında değer kaybeden alım gücü, bugünkü durumu karşımıza getirdi.

Sanki biraz kısa yoldan köşeyi dönme isteklerimiz en büyük sorumlusu bugünkü durumun. Emeksiz Yemek olmaz diyen atalarımızın aksine, hiç bir emeğimiz olmadan, oturduğumuz yerden yemek yemeye çalışmamız, enflasyonu tetikleyen en büyük etken bence.

Bizler çalışkanlığı ile övünen birer toplum iken, kısa yoldan zengin olmaya çalışan binlerce insanın var olduğu bir topluma dönüştük. Ne oluyo bize böyle…?

İş beğenmiyoruz, hepimiz genel müdür olmak istiyoruz. Lüks konutlarda yaşayıp, bir elimiz balda bir elimiz kaymakta olsun istiyoruz. Buda ekonomide deprem oluşturuyor.Gerçek dünya böyle değil. Hoş geldiniz gerçek dünyaya…

Gerçek dünyada olmayanı harcıyamayız, harcarsak borçlanırız. Borçlanırsak en küçük bir krizde tepetaklak oluruz.

Hepimiz borçluyuz. Ve bu borçlarımız çoğumuzun ki ihtiyaç haricidir. Lüx Yaşama tutkumuz, kontrolsüz harcamamız, ihtiyacımızın dışında, bütçemizin dışında harcamamız…

Evet doğrusu tamda bu… Açgözlüyüz, Doymuyoruz, Hep daha Fazlası diyoruz, Onda var bende neden yok…Ve Kaçınılmaz son

Gayrimenkul sektöründeki krizin de nedeni bu, Hiç doymayışımız. Realiteden uzak, hayal dünyasında ,başımıza ne geleceğini bilmeden sürekli ve kontrolsüz lux konutlar yapmak. Sayıları arttıkca satacak adam bulamamak. Çünkü alım gücü düşüyor. İnsanlar artık daha dikkatli olmaya gayret ediyor. Hep diyorumya Lale Devri sona erdi artık…

Hoş Geldin Gerçek Dünya

Nuray KESKİNGÖZ

29 Mart 2018

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Listeleri Karşılaştır